Hayatı Kolaylaştıran Arkadaşımız

 

Beyin “ya hep ya hiç” prensibiyle işlemez.

Bizler rutin alışkanlıkları olan varlıklarız özellikle de içinden geçtiğimiz bu dönemde. Bu normaldir, zira beynimiz sürprizi sevse de, aşırı ısınmasını önlemek için rutine ihtiyaç duyar ” diyor tanınmış Fransız sinirbilimci Valentin Wyart. Planlamanın zor olduğu, beklenmedik olaylarla dolu bir yılı geçirirken, rutinler kendimizi yapılandırmamıza yaşam kalitesini onarmamıza imkân verir.

Kişinin günlük hayatına yerleştirdiği bu rutinler en azından kısa vade plan yapmayı mümkün kılar. Örneğin gelecek hafta sonu ne yapacağını, cumartesi sabahını spora ayırdığını, pazar günü pazara gideceğini bilmeyi sağlayan rutinler güven verici, yapılandırıcı ve zaman kazandırıcı alışkanlıklar olur…

Bir rutini benimsediğimizde, ilgili davranışlar otomatik hale gelir. Bu da insana zaman kazandırır ve beklenmedik durumlara karşı beyinde hazırlık yeri bırakır. Bu sebepten  “Rutin, özgürlüğü azaltmaz, artırır. Beynimizi rahatlatır.”

Valentine Wyart, karmaşık görevleri yeniden organize etme, kişiye uyarlama ve basitleştirme konusunda beynin olağanüstü performansını şöyle açıklar:

Beyin, sınırlı bilişsel kaynakları olabildiğince verimli bir şekilde yönetmelidir. Tekrarlanan ve basit kararları, beyin rutine delege ederek dikkatimizi önemli kararlara odaklayabilir ve böylelikle zihinsel hayatımızın sağlıklı işlemesini sağlar. Örneğin her sabah yaptığımız günlük eylemler (kalkma, diş fırçalama, kahvaltı yapma, giyinme…) tamamen otomatik olarak yapılabilen ve her gün tekrarlanan eylemlerdir.

Ancak öngörülemeyen bir duruma uyum sağlamak ve farklı karar vermek gerektiren durumlarda beyin, farklı işlevleri harekete geçirir. Bu tür kararlarda devreye giren nöron bağlantı sistemleri rutin otomatik kararlar için kullanılan sistemlerden kısmen farklıdır. Daha fazla enerji tüketirler, bu yüzden idareli kullanılmalıdırlar:

Değişikliklere uyum sağlayabilmek, rutinden çıkmak beyin için büyük bir maliyete sahiptir. Bu her zaman yapılamayacak bir şeydir.

Beyin, hızlı karar vermekle daha iyi karar vermek arasında uzlaşmaya varmak için sürekli müzakere halindedir. Daha fazla ödeyebilecek riskli bir seçim yapmak ile daha az riskli, ancak daha az ödeyecek bir seçim arasında süren müzakereler arasında kişi bir denge noktasını bulmak ve korumak zorundadır.  Beyin “ya hep ya hiç” prensibiyle işlemez.

Psikiyatrist Fanny Jacq, covid koşullarında değişen yemek saatleri, spor zamanı, sosyal molalar, vb. nin yaşam dengesi üzerindeki etkilerini şöyle açıklar:

Biyolojik saatimizi düzenlemek ve her geçen gün dengemizi yeniden sağlamak için, özellikle de çalkantılı zamanlarda, rutinlere sadık kalmanın önemi artar…Her gün yapılan rutin aktiviteler kişinin genel dengesinde onarıcı bir etkiye sahiptir çünkü enerji tasarrufu sağlar, beyni rahatlatır, duygulanımı düzenleyip, düşüncelere odaklanmaya imkân verir. Kişinin zihinsel, psikolojik ve fiziksel bileşenleri, rutin aracılığıyla uyumlu bir şekilde yeniden birleştirilir.

Bütün bunları sağladığı için iyi arkadaşımız olan günlük rutinlere güvenebiliriz.

 

Duygu Bruce
23 Şubat 2021

Kaynak:
Fanny Jacq, Qare’de ruh sağlığı direktörü, Valentin Wyart, École Normale Supérieure PSL’de Inserm araştırmacısı ve öğretim görevlisi. Her iki bilim insanının France Inter’de yapılan röportajlarından alıntı, 17 Şubat 2021

Yorumlarınız:

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.